Bir Eczacının Gözünden Mesleğin Gerçekleri: “İyi ki Babamın Sözünü Dinlemişim”
Bir Eczacının Gözünden Mesleğin Gerçekleri: “İyi ki Babamın Sözünü Dinlemişim”
Eczacılık mesleğinin dünü, bugünü ve geleceği üzerine samimi bir röportaj gerçekleştirdik. İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunu tecrübeli eczacı, eğitim sürecinin zorluklarından yeni eczane açacak gençlerin karşılaşacağı finansal engellere kadar merak edilen tüm soruları gazetemiz için yanıtladı.
“Tıp Eğitiminden Daha Zor Bir Müfredatla Mezun Olduk”
Eğitim hayatına Adapazarı Atatürk Lisesi’nde başlayan ve ardından İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden (o dönemki 4 yıllık sistemle) mezun olan deneyimli isim, eczacılık eğitiminin sanılandan çok daha ağır olduğunu vurguladı: “Bütün kimya dersleri, ilaçların etken maddeleri, yan etkileri… Kısaca her şeyi en ince detayına kadar ezberlemek zorundaydık. Teorik derslerin yanı sıra öğleden sonralarımızı tamamen laboratuvarlarda çalışarak geçirirdik. Bu yüzden tıp eğitiminden bile daha zorlu bir süreçten geçtiğimizi söyleyebilirim.”Yeni Eczane Açacakları Büyük Engeller Bekliyor
Günümüzde eczane açmak isteyen yeni mezunların önünde hem bürokratik hem de ciddi finansal engeller bulunduğuna dikkat çekilen röportajda, sürecin zorlukları şu şekilde özetlendi:
Zorunlu Staj: Mezunların öncelikle bir yıl boyunca hastane veya serbest bir eczanede çalışması gerekiyor.
Kota ve Sıralama: Eczane açabilmek için nüfusa göre belirlenen sıralamaya girilmesi şart.
Yüksek Devir Bedelleri: Sıralamaya girmek istemeyenlerin eski bir eczacının ruhsatını devralması gerekiyor. Ancak günümüzde bu ruhsat devir bedelleri 7-8 milyon TL gibi yüksek rakamlardan başlıyor.
Eğitim Sınırı: Sağlık Meslek Liselerinden mezun olanlar artık sadece eczacı teknisyeni olabiliyor, eczane açma yetkileri bulunmuyor.

Bu içeriği paylaş:
Yorum gönder